Nature dergisinde yayımlanan araştırmalara göre, Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesinin (NASA) 1977’de güneş sisteminin ötesine gönderdiği sondaların çizdiği görüntü, astronomları şaşkınlığa uğrattı.


Kuzeye yollanan Voyager-1 ile güneye giden Voyager-2’nin seyahatleri, galaksinin dışından bakıldığında güneş sisteminin, astronomların uzun zamandır zannettikleri gibi dairesel olmadığını gösterdi. Bu duruma çok şaşıran astronomlar, şimdi güneş sisteminin görünüşüne dair modellerini değiştirmek zorunda kalacak.

NASA’nın Goddart Uzay Uçuş Merkezinden Leonard Burlaga, eskiden sistemin simetrik olduğunu zannettiklerini belirterek, “Sanki bir el içeri itmiş gibi duruyor” dedi.

Bu itilmiş gibi durumun, Samanyolundaki yıldız sistemlerinin arasındaki manyetik alandan kaynaklandığı belirtildi.
.

Marie Curie, Madam Curie olarak da bilinir. (Asıl adı Maria Skłodowska), (7 Kasım 1867 – 4 Temmuz 1934), Polonya asıllı Fransız fizikçi.

Radyoaktivite üzerine yaptığı çalışmalarla iki kez Nobel Ödülü kazanmıştır. Uranyumla yaptığı deneyler sonucu radyoaktiviteyi keşfetti. Toryumun radyoaktif özelliğini buldu ve Radyum elementini ayrıştırdı. 1903 Nobel Fizik ödülü, 1911 Nobel Kimya ödülü sahibi ve Radyoloji biliminin kurucusudur. Çalışmalarıyla bir çığır açan Curie, Nobel Ödülü'nü alan ilk kadın, bu ödülü iki kere alan ilk biliminsanı olmuştur.

 

Yaşamı

Polonyanın Varşova kentinde doğan Marie Curie (doğduğunda adı Maria Skłodowska), ablası Bronya ile birlikte öğretmen anne-babanın eğitimi ile yetişti. Gençlik yıllarında Varşova, Rus yönetimi altındaydı. Siyasi aktifliği, Varşova'dan ayrılmasını gerektirdi. İlk olarak Kraków'a giden Maria orada istediği bilimsel eğitimi alamayacağını gördü. Ailesinin parasal desteğinin az olması sebebiyle Paris Sorbonne'da tıp eğitimi alan ablası Bronya'ya eğitiminde yardım etmeye karar verdi. Ablası da karşılığında matematik ve fizik eğitimi alması için yardım edecekti.

1891 yılında Paris'e ablasının yanına gitti. Küçük bir tavan arasında kötü koşullarda yaşayarak eğitimini sürdürdü. İki yılda sınıfının birincisi olarak fizik derecesi aldı. 1894 yılında ikinci derecesi olan matematiği de bitirdi. Bir sonraki hedefi ise öğretmenlik diploması alıp Varşova'ya dönmekti.

1894 yılında, kardeşi Jacques ile piezoelektriği keşfeden Pierre Curie ile tanıştı. 35 yaşındaki Pierre Curie, Endüstriyel Fizik ve Kimya Okulu laboratuvarının başkanıydı. Maria ve Pierre, ortak bilimsel ilgilerinin de katkısıyla birbirlerine bağlanıp, Temmuz 1895'te evlendiler. Bu tarihten itibaren Maria Skłodowska yerine Marie Curie adını aldı.

1896 yılında öğretmenlik diplomasını aldıktan sonra 1897'de, daha önce Henri Becquerel (okunuşu: Bekerel)'in duyurduğu, uranyum tuzlarının yaydığı, sonraları radyoaktivite olarak adlandırılacak ışın üzerine detaylı araştırmalara başladı. Fakat Eylül 1897'de ilk kızı Irene'in dünyaya gelmesi, çalışmalarına ara vermesine sebep oldu.

1898 başlarında çalışmalarına hız veren Marie toryumun da bu ışınları yaydığını farketti. Bu noktada eşi Pierre de kendi çalışmalarını bırakarak Marie'ye yardım etmeye başladı.

Bu arada Becquerel, iki farklı uranyum mineralinin daha aktif olduğunu keşfetti. Mineralleri çeşitli kimyasal işlemlerden geçirdikten sonra polonyum ve radyum elementlerini elde etti. Temmuz 1898'de Curie'ler yeni radyoaktif bir element olan ve uranyumun radyoaktif bozunmasından ortaya çıkan polonyumu bulduklarını duyurdular. (İsmini Marie'nin vatanı Polonya'dan esinlenerek koydular). Eylül 1898'de Fransız kimyacı Eugene Demarçay'ın spektroskopi yöntemi ile tanımlanmasına yardım ettiği, doğal radyoaktif element radyumu duyurdular.

Marie, 1903 yılında doktorasını vererek Fransa'da gelişmiş bilim alanında doktora unvanı alan ilk kadın oldu. Aynı yıl kocası ve Becquerel ile paylaştığı Nobel Fizik Ödülü'nü alarak, tarihte Nobel Ödülü alan ilk kadın oldu.

1904 yılında eşi Pierre Sorbonne'da öğretmenliğe başladı. Marie de Sevr'deki bir kızlar okulunda fizik öğretmenliği yapmaya başladı. Aynı yılın sonlarına doğru ikinci kızları Eve doğdu. O sıralar Marie ve Pierre,radyasyondan kaynaklanan rahatsızlıklar geçirmeye başladılar. Radyumun dokuya verdiği zarar, araştırmacılar tarafından kabul edilmeye başlanmıştı. Aynı zamanda, radyumun etkisinin kötü dokulara uygulanarak tedavide kullanılabileceği fikri de doğmaya başlamıştı. Amerikalı mucit Alexander Graham Bell, kanserin tedavisi için tümöre radyum verilmesini önermişti.

19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü. İki çocuğu ile dul kalan Marie, kocasının Sorbonne'daki öğretmenlik görevini sürdürdü ve 1908'de Sorbonne'daki ilk kadın profesör oldu.

Curie ve Poincare 1911'de Solvay konferansı sırasında
Curie ve Poincare 1911'de Solvay konferansı sırasında

1911 yılında radyum ve polonyumun keşfi ve araştırılmasındaki rolünden ötürü Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Böylece tarihte iki Nobel ödülüne sahip ilk kişi oldu. Yaptığı çalışma bir elementin radyoaktif işlemlerden sonra başka bir elemente dönüşebileceğini gösteriyordu. Bu kimya alanında yepyeni bir sayfaydı.

Bu başarılarının yanı sıra kişisel saldırılara maruz kaldı. İlk olarak tümü erkeklerden oluşan Fransız Bilim Akademisi bir oyla üyeliğini reddetti. Ardından, Paul Langevin ile arasında aşk ilişkisi olduğuna dair dedikodular yayılmaya başladı. Evli ve Pierre Curie'nin yakın dostu olan Paul Langevin ile Marie arasındaki bu dedikodu gazetelere Langevin skandalı olarak yansıdı ve Marie'nin ikinci Nobel Ödülünü alması bile arka plana atıldı. Langevin gazetenin baş editörünü halkın önünde yapılacak düelloya davet etti. Editörün silahını çekmemesi ile o zamanın anlayışıyla gülünçleşen olay, konunun kapanmasını sağladı.

Marie Curie, Aralık 1911'de Nobel ödülünü almak için Stokholm'e gitti. Buradaki konuşmasında, Pierre Curie'nin yardımlarını küçümsemediğini de belirterek, radyoaktivitenin atomun bir özelliği olduğu hipotezinin kendi çalışması olduğunu duyurdu. Fransa'ya geri dönen Marie Curie, çalkantılı geçen yılın etkisi ile depresyona girdi.

1914 yılında Paris Üniversitesi'nde Radyum Enstitüsü kuruldu ve Marie Curie ilk müdür olarak atandı. Hayatı boyunca radyumun tıptaki önemine dikkat çekti. I. Dünya Savaşı sırasında kızı Irene ile birlikte, genç kadınlara x ışını teknolojisini öğretti. Ayrıca fizik tedavi uzmanlarına savaş ortamında radyoloji ekipmanını nasıl kullanacaklarını gösterdiler. Bu esnada yüksek dozda radyokaktif ışına maruz kaldılar.

1920'li yıllarda bilime katkısını sürdürdü. Varşova'daki Radyum Enstitüsü'nün kurulmasında önemli rol oynadı. Başkan Herber Hoover'ın kendisine verdiği 50.000 dolar ödülle Varşova'da yeni kurulan laboratuvara radyum aldı.

1934 yılında Fransa'nın Savoy kentinde kan kanserinden öldü. Hastalığı, aşırı dozda radyasyona maruz kalmasına bağlandı. Bu yüzden ona "bilim için ölen kadın." denildi. Radyokaktivite çalışmalarından dolayı, radyokativite birimine "curie" denilmektedir.Ayrıca o dönemlerde atomla ilgili çok şeyler bulmuştur. 20 Nisan 1995' te Marie Curie' nin mezarı Fransa' nın ulusal anıt mezarı olan Panthéon' a taşındı. Bu nedenle Maire Curie başarılarından dolayı bu şerefe layık görülen ilk kadındır.

 

  • 1903 - İngiliz Kraliyet Birliğinden Davy madalyası
  • 1911 - Nobel Kimya Ödülü
  • 1921 - Bilime katkılarından ötürü, Amerika'nın kadınları adına, başkan Warren Harding'ten 1 gram radyum
.

İlgili aramalar: amatör - 2070 yilina mektup -  vİdeo
.

Almanya'nın Freiburg kentinin kuzeyindeki Freiamt kasabası, yenilenebilir enerji üreterek, enerji açısından tamamen kendine yeterli hale geldi.4300 nüfuslu kentin Belediye Başkanı Hannelore Reinbold-Mench turistik bir tarım kasabası olan Freiamt'da gazetecilere yaptığı tanıtım gezisinde, yılda 13 milyon kilovat saat elektrik enerjisi ürettiklerini, bunun gereksinimlerinden fazla olduğunu belirtti.

Kasaba sakinleri, ineklerin memesinden çıkan sütün sıcaklığını duş suyunu ısıtmak için kullanan, elektrik üretmek için samanlığın çatısını fotovoltaik panellerle kaplayan, çiftliğini, komşularını ve spor kulübünü ısıtmak için biyogaz tesisi kuran kasabanın tepelerinde kurulu her biri yılda 3 milyon kilovat saat üretim kapasiteli dört rüzgar türbini de 1000 kadar haneye elektrik sağlıyor.



Belediye Başkanı Reinbold-Mench, Almanya'da yenilenebilir enerjiyle ilgili yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle rüzgar türbininden elde ettikleri elektriğin kilovat saatini 18 sentten yerel elektrik dağıtım şirketine satmaya başlayabileceklerini belirtti.

Almanya'da yürürlüğe giren yeni yasayla birlikte samanlığının çatısına 50 metrekare fotovoltaik panel yerleştiren çiftçi de yılda ürettiği 30 bin kilovat saat elektriğin kilovat saatini 53 sentten satabilecek. 38 hektar tarla süren bu çiftçi için bu ek maddi gelirin önemine dikkat çekildi.

Almanya'nın yenilenebilir enerji açısından bu örnek kasabasında, 75 fotovoltaik tesisle 150 hanede de kendini hemen amorti eden su ısıtma amaçlı güneş panelleri bulunuyor.

45 ineğinden günde 900 litre süt elde eden bir başka kasaba sakini ise hayvanların memesinden 32 derecede çıkan sütün sıcaklığından yararlanarak, duş ve musluk suyunu ücretsiz ısıtma olanağı elde ediyor.

Kasabada yaklaşık 50 hane de ağaç atık ve yongalarıyla ısınıyor.

Federal Çevre Bakanı Sigmar Gabriel de yenilenebilir enerji üretim ve kullanımında bir patlama beklediğini belirterek, şu anda bu yöntemle yüzde 10 olan elektrik üretimi miktarının 2020'de yüzde 20'yi aşmasını beklediklerini söyledi.

.

Washington (AA)- ABD'yi bundan tam 20 yıl önce küresel ısınma konusunda uyaran bilim adamı, durumun daha da kötüleştiğine dikkat çekerek, yeni bir uyarıda bulundu.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi'nin (NASA) önde gelen bilim adamlarından James Hansen, Kongre'de yaptığı konuşmada, atmosferde sera etkisi yaratan gazların "tehlikeli seviyeyi" çoktan aştığını belirterek, artık 1988'deki seviyelere geri dönülmesi gerektiğini söyledi. Ekosistemin çökmesi ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi değişimler başlamadan atmosferin insanların yarattığı bu yükü yalnızca 20 yıldan biraz daha fazla taşıyabileceğini belirten Hansen, "Başka çare bulunmazsa kavrulacağız" diye konuştu.

Kömürle çalışan enerji tesislerinden vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen küresel ısınma biliminin babası Hansen, "Bu son şans" dedi.
.

« Önceki :: Sonraki »