Avustralya’daki “Centenary Institute”, modern teknolojiyi kullanarak, bağışıklık sisteminin enfeksiyona nasıl cevap verdiğini gerçek zamanda görüntülemeyi başardı. Enstitütünün, Bağışıklık Görüntüleme programı başkanı Profesör Wolfgang Weninger, çoklu foton mikroskopisini kullanarak, derideki, sinir hücresine giden ince lifleri incelediklerini, hücrelerin, normal şartlarda derinin en üst tabakasında sakin görüldüğünü, bir alt tabakada ise patojeni bulmak için devamlı bir hareketlilik olduğunu belirtti.
Softpedia’nın internet sitesinde verilen habere göre, yeni teknolojinin kullanılmasıyla, derinin faaliyetlerinin ve derideki Leishmania parazitinin tanımlanabilmesinin yanısıra, hastalığa neden olan maddenin (patojen) yayılması, bağışıklık sisteminin bunu engellemek için ne yaptığı tam olarak gözlemlenebildi.
Weninger, Leishmania enfeksiyonunu tanımlamanın ve parazitin, hücreler tarafından toplanmasını, bu sürecin vücudun geneline yayılmasını gözlemlemenin kendilerinde büyüleyici bir etki bıraktığını söyledi.
Artık, patojenlerin bağışıklık sistemi tarafından nasıl tanımlandığı ve bu sürece hangi hücrelerin dahil olduğu konusunda genel bir kanıya sahip olduklarını belirten Weninger, bunun, Leishmania enfeksiyonunun kaldırılmasını sağlayan moleküllerin teşhisi üzerinde çalışabilecekleri anlamına geldiğini ifade etti.
Weninger, bununla beraber, bağışıklık sisteminin diger enfeksiyonlara nasıl cevap verdiğinin de incelenebileceğini, böylece daha etkili sonuç veren ilaçların yolunun açılabileceğini belirtti.
"Mr Asashi" isimli robot, farklı miktarlarda bira servisi yapabiliyor. Mr Asashi'nin hareket teknolojisi, çeşitli valfler yardımıyla kontrol edilen basınçlı hava ile çalışıyor.
Robot barmenin montajı 8 kişilik bir mühendis ekibi tarafından 200 saatte yapıldı. Ekip, Mr Asashi'nin fiziksel güç bakımından gladyatörlere rakip olabileceğini belirtiyor.
Selfridges, Mr Asashi'nin altı aydan beri eğitim görmekte olduğunu açıkladı. Mr Asashi müşterilerine iki dakikanın altında bir sürede hizmet verebiliyor. Mr Asashi'nin bir başka özelliği de müşterilerin sorularını kibarca cevaplayabilmesi ve stresli durumlarda sakin kalabilmesi. Japon bira üreticisinin marka yöneticisi Christian Hamilyon, Mr Asashi'nin çıkacakları İngiltere turunda büyük ilgi görmesini beklediklerini belirtiyor.
Almanya'nın Freiburg kentinin kuzeyindeki Freiamt kasabası, yenilenebilir enerji üreterek, enerji açısından tamamen kendine yeterli hale geldi.4300 nüfuslu kentin Belediye Başkanı Hannelore Reinbold-Mench turistik bir tarım kasabası olan Freiamt'da gazetecilere yaptığı tanıtım gezisinde, yılda 13 milyon kilovat saat elektrik enerjisi ürettiklerini, bunun gereksinimlerinden fazla olduğunu belirtti.
Kasaba sakinleri, ineklerin memesinden çıkan sütün sıcaklığını duş suyunu ısıtmak için kullanan, elektrik üretmek için samanlığın çatısını fotovoltaik panellerle kaplayan, çiftliğini, komşularını ve spor kulübünü ısıtmak için biyogaz tesisi kuran kasabanın tepelerinde kurulu her biri yılda 3 milyon kilovat saat üretim kapasiteli dört rüzgar türbini de 1000 kadar haneye elektrik sağlıyor.
Belediye Başkanı Reinbold-Mench, Almanya'da yenilenebilir enerjiyle ilgili yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle rüzgar türbininden elde ettikleri elektriğin kilovat saatini 18 sentten yerel elektrik dağıtım şirketine satmaya başlayabileceklerini belirtti.
Almanya'da yürürlüğe giren yeni yasayla birlikte samanlığının çatısına 50 metrekare fotovoltaik panel yerleştiren çiftçi de yılda ürettiği 30 bin kilovat saat elektriğin kilovat saatini 53 sentten satabilecek. 38 hektar tarla süren bu çiftçi için bu ek maddi gelirin önemine dikkat çekildi.
Almanya'nın yenilenebilir enerji açısından bu örnek kasabasında, 75 fotovoltaik tesisle 150 hanede de kendini hemen amorti eden su ısıtma amaçlı güneş panelleri bulunuyor.
45 ineğinden günde 900 litre süt elde eden bir başka kasaba sakini ise hayvanların memesinden 32 derecede çıkan sütün sıcaklığından yararlanarak, duş ve musluk suyunu ücretsiz ısıtma olanağı elde ediyor.
Kasabada yaklaşık 50 hane de ağaç atık ve yongalarıyla ısınıyor.
Federal Çevre Bakanı Sigmar Gabriel de yenilenebilir enerji üretim ve kullanımında bir patlama beklediğini belirterek, şu anda bu yöntemle yüzde 10 olan elektrik üretimi miktarının 2020'de yüzde 20'yi aşmasını beklediklerini söyledi.
Honda’nın insansı robotu Asimo, 13 Mayıs Salı günü Çellist Yo-Yo Ma ile birlikte “Impossible Dream” adlı eseri çalacak olan Detroit Senfoni Orkestrasını (DSO) yönetecek.

Honda’dan yapılan açıklamaya göre, Asimo ayrıca, 14 Mayıs’ta, Detroit Senfoni Orkestrasında (DSO) gerçekleştirilecek ve seçkin bir grup müzik öğrencisinin Yo-Yo Ma’dan alacağı bir eğitimin öncesinde yüzlerce çocukla bir araya gelecek.
Advanced Step in Innovative Mobility (Yenilikçi Harekette Yenilikçi Adım) ifadesinin ilk harflerinden oluşan ASIMO, insanlara yardım etmek ve gelecekte bir gün yaşlılara ve engellilere evlerinde destek olmak hedefiyle tasarlandı. ASIMO aynı zamanda öğrencileri matematik ve fen çalışmaları alanında cesaretlendirmek ve teşvik etmek amacıyla da kullanılıyor. ASIMO’nun repertuarına eklenen müzik eğitimi ise çalışmaların geldiği farklı bir aşama.
Honda, Düşlerin Gücü Müzik Eğitimi Fonunun oluşturulması amacıyla DSO
için 1 milyon ABD Doları kaynak sağlıyor. Honda, müzik eğitimini geliştirme, destekleme ve klasik müzik alanında çeşitliliği teşvik etmeye yönelik yenilikçi ve çok boyutlu bir program geliştirmek amacıyla DSO ile ortak çalışıyor.
Mayıs ayındaki Yo-Yo Ma performansı ve öğrencilere yönelik Uzmanlık
Sınıfına sponsorluğa ek olarak Honda ile DSO arasındaki işbirliği kapsamında gerçekleşecek çalışmalar şu şekilde:
“Detroit şehrinin yeterli olanakların bulunmayan bölgelerinde öğrencilere müziğe giriş / yaylı çalgılar eğitimi vermeyi amaçlayan Düşlerin Gücü Yaylı Çalgılar Projesinin hayata geçirilmesi.
İstekli ancak yeterli olanağa sahip olmayan öğrencilere müzik konusundaki yeteneklerini tam olarak geliştirebilmeleri amacıyla Yaylı Çalgılar Projesi, DSO Civic Orkestrası ve/veya DSA bünyesinde özel dersler sağlamaya yönelik Düşlerin Gücü Müzik Bursu programının gerçekleştirilmesi.
DSO Civic Gençlik Orkestrasının, DSO ile DSA’nın eğitim ortaklığı faaliyetlerinin ve Max M. Fisher Müzik Merkezi'ndeki Konser Salonunda gerçekleştirilecek olan DSO yaylı çalgılar Eğitim Konserleri Serisi için destek sağlanması.
DSO’nun Afrika-Amerika Arkadaşlık Programı gibi programlar için fon sağlayan 2008 Klasik Kökler Galasının desteklenmesi...”
Gelecekte robotlar, hamam böceklerinin hareket tekniklerinden esinlenerek tasarlanacak.
İngiltere’nin Cambridge Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre, yer çekimi kanununa meydan okuyan, ayaklarının tabanındaki iki küçük yastık sayesinde duvarlarda kolayca yürüyebilen hamam böceklerinin bu tekniği sayesinde robotlar da artık aynı şekilde duvar ve engebeli yerlere tırmanabilir ve kolayca buradan inebilir.
Araştırmacılar Walter Federle ve Christofer Clemente, daha önce yapılan, 300 milyon yıldır dünyada var olan hamam böceklerinin sahip olduğu bu küçük yastıkların bir çeşit ince sıvı yağ tabakasıyla kaplı olduğunu gösteren araştırmalara dayanarak, yarının robotlarının hamam böceklerinden esinlenerek yapılabileceği sonucuna vardı.
Hamam böceklerindeki bir yastıkçığın "ayak parmağı" diğerinin "topuk" görevi gördüğünü belirten araştırmacılar, robotların artık "düz duvara tırmanıp buradan ustalıkla inebileceklerini" söyledi.
Günümüzdeki robotlar duvarlara tırmanabiliyor ancak tırmandıkları yerden inerken güçlük çekiyorlar. İnişte de başlarının yukarıya yönelmesi ve itmek için değil çekmek için tasarlanmış ayakları robotların inişini güç hale getiriyor.
« Önceki ::